13 Mayıs 2012
Şampiyon...
Süper Final'de Trabzonspor'la oynadığımız maçtan önce İstiklal'de yapılan yürüyüşte bir Galatasaraylı'yla tanıştım. Kendisi görme engelliydi, üzerinde Galatasaray forması elinde görme engellilerin kullandığı çubuğuyla İstiklal'de tezahürat yapa yapa yürüyordu. Beraber yürüyüşe gittiğim arkadaşımın üniversiteden tanıdığıymış.
Girdim koluna, lisenin önünden Taksim'e kadar bağıra bağıra geldik. Bu şekilde anlatınca pek farklı bir olay gibi durmuyor ama düşünsenize daha sarı ve kırmızı renklerin hangileri olduğunu bile bilmeden, hayatı boyunca tek bir Galatasaray maçını bile izlemeden hatta futbolun nasıl birşey olduğunu bile tam olarak bilmeden yüreğinde Galatasaray sevgisi taşıyan bir insan... Dün akşam da giymiş formasını üzerine Florya'ya koşmuş hemen maçtan sonra...
Ben sahanın içinde oynanan oyunun analizini bıraktım artık. Çünkü ne yazarsanız yazın maçlar birbirinin aynısı gibi geliyor artık bana. Ama böyle yürekler, böyle hikayeler, böyle insanlar futbolun, sporun en güzel yanını oluşturuyor.
Sana da yüreğinde böyle temiz böyle saf duygular taşıyan bütün taraftarlarını sevindirdiğin için milyonlarca kere teşekkür ediyorum Galatasaray. Dün akşam kız arkadaşıma da söylediğim gibi, hayatımda bu kadar sevineceğim başka bir gün olacağını düşünmüyorum. Herşeyimsin Galatasaray...
Kim demiş bunu :
Schumy
. Ne zaman demiş :
Pazar, Mayıs 13, 2012
0
Yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Kategoriler :
2011-2012,
Galatasaray,
Türkiye,
şampiyon
27 Nisan 2012
Doping!
Yeni gözdem oluyor kendisi. Yapımında emeği geçen herkese buradan en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum...
He bu arada bu vesileyle Afyon'daki vatandaşlara "Nazdorovya" diyorum. Afiyet olsun.
He bu arada bu vesileyle Afyon'daki vatandaşlara "Nazdorovya" diyorum. Afiyet olsun.
Kim demiş bunu :
Lionheart
. Ne zaman demiş :
Cuma, Nisan 27, 2012
2
Yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Kategoriler :
Doping,
Piiz
23 Nisan 2012
Bravo gençler
Mehmet Topuz, maç sonrası Melo'yla dalga geçmek amacıyla köpek taklidi yapıyor.
Miroslav Stoch, kendi formasıyla değiştirdiği Galatasaray formasını götünün içine sokuyor.
Bravo gençler, tam da mensubu olduğunuz camiaya yakışan hareketlerde bulundunuz. Helal olsun.
Maçla alakalı hiç bir şey söylemeyeceğim; Sir Alex Ferguson'un meşhur bir lafı var "İstatistik mini etek gibidir, çoğu şeyi gösterir ama asıl olanı gizler" Bu lafın üstüne söyleyecek başka bir cümle yok.
Maç sırasında Fatih Çalışkan isimli bir renkdaşımız kalp krizi geçirip vefat etmiş. Allah gani gani rahmet eylesin. Ne diyeyim bilmiyorum. Birileri, birilerinin götünü kurtarmak için sikindirik bir olay icat ediyor, biz de bu senaryoyu izliyoruz işte.
Bu play off'u çıkartanların da, Fenerbahçe'nin balının da, Galatasaray'ın şansının da toptan amına koyayım.
Kim demiş bunu :
Lionheart
. Ne zaman demiş :
Pazartesi, Nisan 23, 2012
0
Yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Kategoriler :
Bal,
Fenerbahçe,
Galatasaray,
Maç Yazıları,
Pekmez,
Türkiye'den,
Şerbet
21 Nisan 2012
Yazık Ettin...
Manchester City altyapısında yetişen, 1 sezon Norwich City'ye kiralandıktan sonra son durağı olan Sheffield United'a transfer olan Ched Evans "tecavüz" suçundan 5 sene mahkum edildi.
Olay geçen Mayıs ayında City altyapısında beraber oynadığı Clayton McDonald'ın bir kızla sokakta bulup, birşeyler atıştırıp otel odasında ilişkiye girmesiyle başlıyor. Bu olayın üzerine Evans da onlara katılıyor. Aslında kız 19 yaşında, yani yasalara göre ilişkiye girmesinde bir problem yok. Olayın patladığı nokta kızın aşırı derecede sarhoş olması ve bu iki gerizekalının telefonla "homemade" denemeleri. Kız ise çok sarhoş olduğu için hiçbirşey hatırlamamakta, sabah kendini çırılçıplak halde bir otel odasında bulunca dava açmış.
Yargıç "Kız otele geldiğinde sex yapılamayacak kadar kötü durumdaymış (sarhoş) bunu farketmeniz gerekiyordu" demiş. Yani olay tamamen tecavüz formuna giriyor bu durumda.
Mahkemede McDonald affedildikten sonra gözyaşlarını tutamayan Evans kendisine verilen 5 yıllık cezayı duyunca salya sümük olmuş. Yargıç "Aslında çok iyi bir kariyere doğru yol almaktaydın" diyerek olayı daha da dramatik hale getirmiş.(Evans Sheffield formasıyla bu sezon 37 maçta 30 gol ve 13 asist gibi hayvani bir performans sergilemişti)
Cezanın verildiği gün Sheffield United resmi sitesinden Evans'ın avukatları davayı bir üst mahkemeye taşıyacaklarını bildiren bir açıklama yapmışlar.
Şimdi biz ne desek suç. İngiltere gibi sex, eğlence, threesome gibi olguların normal gündelik şeyler olduğu bir yerde tecavüz suçundan yargılanıp 5 sene ceza alabilmek için ya çok yetenekli olmanız ya da aynı oranda gerizekalı olmanız lazım. Evans gerizekalı olan kısımdan gibi görünüyor.
Bir de bu olay Türkiye'de olsa ne olurdu diye düşünmeden edemiyor insan. 5 maç ceza verirlerdi, tahkim 3 maça düşürürdü, kızı otobüste döverlerdi neden içki içip erkeklerle otele gidiyosun diye. Adamlara en çapkın erkek plaketi verilirdi. Hayat mutlu mesut devam ederdi herhalde...
Bizde kıza, babası oğlu birlikte tecavüz etti, yetmedi paramparça ettiler çöpe attılar. Çocuk zar zor bulundu, devlet büyükleri kızı suçladı, olayı yapanlardan baba serbest oğlu çocuk mahkemesinde yargılandı. Aradaki farkı siz düşünün işte. Adamlar futbolcularını sadece kız kendinde olmadığı için 5 sene hapise göndermeye çekinmezken biz neler yapıyoruz. Daha çok fırın ekmek var yiyeceğimiz çook...
Kim demiş bunu :
Schumy
. Ne zaman demiş :
Cumartesi, Nisan 21, 2012
0
Yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
16 Nisan 2012
Söyleyin Biz de Bilelim !
Dadandığı günden tutuklandığı tarih olan 3 Temmuz'a kadar itina ile Türk Futblunu götüne sokup çıkaran Aziz Yıldırım ve şurekası bayrağı bildiğiniz gibi yine kendi türevi olan Yıldırım Demirören'e devretti. Y.Demirören ve ekibi de büyük titizlikle aynı operasyona tam gaz devam ediyor. Emeklerini takdir etmek lazım, haklarını verelim.
Şike yok diyemeyip, sahaya yansımamış diyebilmek için insanın yüzündeki astarın kaç kat olması gerekiyor ben bilemiyorum artık, kararını siz verirsiniz. Kendi elit dediği kulübünü UEFA ve FIFA karşısında savunamama acizliği hangi kelimelerle açıklanabilir ? Adamlar madem yok savunun diyor, etik kurulu çıkıp bir açıklama yapıp gönderemiyor...
Hani yazsam 36 cilt kuşe kağıda ansiklopedi çıkar bu olaylardan, öyle şike kitabı falan değil. Türk futbolu sanki Güney Amerika ülkeleri gibi oldu. Herşey kim vurduya gidiyor. Şike soruşturmasında göz altına alınan adam diğer gün hülle gibi satılıyor, maçta şike yaptığı anlaşılan oyuncu ülkeden kaçıyor "Ferrari" (akıbeti hala belli değil, cezası vs vs.), yurt dışına satılan oyuncu şike olabilir diyor (Lugano)... Bizimkiler hala neresinden kurtarabilirizin derdinde...
Bu akşam da ırkçılıkla pek uzak olmayan Emre (şu anki takım arkadaşı Yobo'ya Newcastle'da oynadığı dönemde ırkçılık yaptığı için yargılanmıştı) çıkıp Zokora'ya lanet zenci diyor. Bunun üzerine olanları yazıyorum...
-Biri çıkıyor olayda tahrik var diyor.
-Biri çıkıp pişmiş kelle gibi zenci hakaret değil diyor.
-Biri çıkıp ceza verilsin, ülkeyi terketsin diyor ama yayınlandığı kanal tekrar yayınından o bölümü kesiyor.
-Biri çıkıp saha içerisinde barışmışlar ama diyor.
-Devletin yayın organı antu sitesi gibi "şike şike" diye başlık atabiliyor...
Bu ülkede ne serbest, ne yasak söyleyin biz de bilelim.
Şike serbest, teşvik serbest hatta şimdi ırkçılık da serbest ama kalecinin penaltı atması etik değil.. Çıkarın şu futbolu götünüzden artık, yeter yalama oldu, futbol da siz de...
Şike yok diyemeyip, sahaya yansımamış diyebilmek için insanın yüzündeki astarın kaç kat olması gerekiyor ben bilemiyorum artık, kararını siz verirsiniz. Kendi elit dediği kulübünü UEFA ve FIFA karşısında savunamama acizliği hangi kelimelerle açıklanabilir ? Adamlar madem yok savunun diyor, etik kurulu çıkıp bir açıklama yapıp gönderemiyor...
Hani yazsam 36 cilt kuşe kağıda ansiklopedi çıkar bu olaylardan, öyle şike kitabı falan değil. Türk futbolu sanki Güney Amerika ülkeleri gibi oldu. Herşey kim vurduya gidiyor. Şike soruşturmasında göz altına alınan adam diğer gün hülle gibi satılıyor, maçta şike yaptığı anlaşılan oyuncu ülkeden kaçıyor "Ferrari" (akıbeti hala belli değil, cezası vs vs.), yurt dışına satılan oyuncu şike olabilir diyor (Lugano)... Bizimkiler hala neresinden kurtarabilirizin derdinde...
Bu akşam da ırkçılıkla pek uzak olmayan Emre (şu anki takım arkadaşı Yobo'ya Newcastle'da oynadığı dönemde ırkçılık yaptığı için yargılanmıştı) çıkıp Zokora'ya lanet zenci diyor. Bunun üzerine olanları yazıyorum...
-Biri çıkıyor olayda tahrik var diyor.
-Biri çıkıp pişmiş kelle gibi zenci hakaret değil diyor.
-Biri çıkıp ceza verilsin, ülkeyi terketsin diyor ama yayınlandığı kanal tekrar yayınından o bölümü kesiyor.
-Biri çıkıp saha içerisinde barışmışlar ama diyor.
-Devletin yayın organı antu sitesi gibi "şike şike" diye başlık atabiliyor...
Bu ülkede ne serbest, ne yasak söyleyin biz de bilelim.
Şike serbest, teşvik serbest hatta şimdi ırkçılık da serbest ama kalecinin penaltı atması etik değil.. Çıkarın şu futbolu götünüzden artık, yeter yalama oldu, futbol da siz de...
Kim demiş bunu :
Schumy
. Ne zaman demiş :
Pazartesi, Nisan 16, 2012
6
Yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Kategoriler :
Türkiye'den
12 Nisan 2012
Şike İddianamesi
Kim demiş bunu :
Schumy
. Ne zaman demiş :
Perşembe, Nisan 12, 2012
1 Yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Kategoriler :
Futbol,
Türkiye'den,
Şike İddianamesi
9 Nisan 2012
The Extraordinary Competition !

34 maçlık normal lig maratonu bitti. Normalde 9 farkla şampiyonduk dememde bir sakınca yok herhalde. Gerçi bu nereden geldiği belli olmayan Play-Off uygulaması olmasaydı birçok takım kendini böyle salmazdı.
Mesela Lider Galatasaray'la 4. Beşiktaş arasındaki puan farkı 22. 4. Beşiktaş ile küme düşen Samsunspor arasında 19 puan fark var... Play-Off sisteminin takımları nasıl rahatlattığının bir örneğidir bu. Eminim Play-Off falan olmasaydı Galatasaray yine açık ara şampiyon olurdu ama bu derecede puan farkları olmazdı. Çünkü Fenerbahçe ve Trabzonspor yapabileceklerinin en iyisini yaptılar. Tarlalar düzgün sulanmayınca artık anca bu kadar...
34 haftanın Galatasaray değerlendirmesi de çok basit ve ortada. Muslera,Elmander, Selçuk, Melo, Ujfa ve Semih'in olağanüstü, Eboue,Emre,Engin,Hakan Balta'nın iyi performansları ve Fatih Terim'in 2. gelişinde yaptığı hataların yanından bile geçmemesiyle gelen büyük değişimi. Ve belki de en önemlisi, yapılan 13 transferden en az 9'unun mükemmel uyum sağlayarak oluşturduğu takım olgusu... Arda'nın takımdan ayrılışının büyük katkısı olduğunu düşünüyorum bu takım olma konusunda. Neyse o ayrı bir ihanet, sonra yazarız onu da...
Lig için sıradışı kelimesi aslında ne kadar uygun bilemiyorum ama Aziz Yıldırım ve şurekasıyla beraber Yıldırım Demirören'in Türk futbolunu ortaklaşa götlerine sokup çıkardıklarını rahatlıkla söyleyebilirim.
UEFA ve FIFA'nın gözünde şike yapmakla suçlanan bir kulübün kişilik olarak bile şaibeli başkanını TFF'nin başına getirmek, şike yaptığı kesinleşen ama götünü kurtarmak için "sahaya yansıma" gibi saçma bir olayı utanmadan dillendiren bir kurum, Avrupa'ya 5 sene gitmeyiz ne olacak diyebilen bir beyin takımı vardı bu sene piyasada. Ciddi anlamda sıradışı bir durum aslında. Adamlar da haklı bir yerde, gidiyorlar da ne oluyor ? Sanki bana her sene CL UEFA kupası alıp geliyorlar, gitmeyiz olur biter, en azından ülke puanları sabit kalır...
Şimdi de Play-Off fikstürü çekildi. Görünüşe bakılırsa Galatasaray şanslı görünüyor. İlk hafta deplasmanda Egemen ve Almeida'dan yoksun Beşiktaş'la sonra da Arena'da Fenerbahçe'yle oynuyoruz ve ayrıca Trabzonspor'la ilk deplasmanımız seyircisiz. Bu iki maçı kazandığımız anda olay biter bence. Kadıköy'de alkışlarlar herhalde artık, stadı yakmadan önce tabi...
Kim demiş bunu :
Schumy
. Ne zaman demiş :
Pazartesi, Nisan 09, 2012
0
Yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Kategoriler :
Galatasaray,
Türkiye'den
24 Mart 2012
Bir terör yuvası olarak Şükrü Saraçoğlu Stadyumu
Ben böyle kelimeleri yağlayıp ballamayı uzun uzadiye yazı yazmayı pek sevmem. Bu yazı da fazla uzun olmayacak.
Çoban Salata yazmış, ben de bu konu hakkında fotoğraf toparlamaya çalışıyordum ki çeşitli kaynaklardan bugün ulaşabildim fotoğraflara.
Bir takım yavşaklar (yavşak kelimesi hafif kalır bu dalyarakları tanımlamak için, bak bu daha güzel bir ifade oldu) Ünal Aysal'ın söylediklerine kafayı takmış, bu konu üzerine defalarca post atmışlar.
Ben susacağım fotoğraflar konuşacak birazdan. Kronoloji yapmıyorum, her derbide ayrı bir terör olayı yaşanıyor orada.
Her Kadıköy derbisinde, bu pezevenkler Galatasaraylı futbolcu ve taraftarlara yapmadıklarını bırakmıyorlar. Deplasman yapanlar daha iyi biliyor, sidik torbalarını falan saymıyorum şu anda. Neler neler yaptıklarını bilen biliyor. Ama biz fotoğraflarla hatırlatalım.
Sen hakemlerin kafasını karpuz gibi yar, rakip takımın teknik direktörünün - antrenörünün kaşlarını patlat alınlarını yar, yapmadığın şerefsizlik kalmasın, futbolcun rakip takım futbolcusunu stadyum otoparkında dövmeye kalksın (Aurelio-Ricardinho olayı) sustalı bıçaklar sümenaltı edilip hokus pokusla yok edilsin, devre arası stadyumda tecavüz müzikleri çalınsın, defalarca organize şekilde küfürler edilsin. Bütün bunların üzerine bir de çıkıp konuşma utanmazlığını göster.
Son fotoğrafta tribündeki pankartı okuyabildiniz mi? "Köpek diyen çingene susacak Fenerbahçe Cimbom'u Kadıköy'de asacak" Köpekler istedi diye atlar ölmez diyen Lucescu'ya yönelik bu pankart. Rezilliğin daniskası, ama bunlarda yüz yok tabi.
Eden bulur bilader, rakı şişesi atmışız onu söylüyorlar.
Dinsizin hakkından imansız gelir. Az bile yapmışız. Daha iyilerini organize etmek lazım.
Çoban Salata yazmış, ben de bu konu hakkında fotoğraf toparlamaya çalışıyordum ki çeşitli kaynaklardan bugün ulaşabildim fotoğraflara.
Bir takım yavşaklar (yavşak kelimesi hafif kalır bu dalyarakları tanımlamak için, bak bu daha güzel bir ifade oldu) Ünal Aysal'ın söylediklerine kafayı takmış, bu konu üzerine defalarca post atmışlar.
Ben susacağım fotoğraflar konuşacak birazdan. Kronoloji yapmıyorum, her derbide ayrı bir terör olayı yaşanıyor orada.
Her Kadıköy derbisinde, bu pezevenkler Galatasaraylı futbolcu ve taraftarlara yapmadıklarını bırakmıyorlar. Deplasman yapanlar daha iyi biliyor, sidik torbalarını falan saymıyorum şu anda. Neler neler yaptıklarını bilen biliyor. Ama biz fotoğraflarla hatırlatalım.
Sen hakemlerin kafasını karpuz gibi yar, rakip takımın teknik direktörünün - antrenörünün kaşlarını patlat alınlarını yar, yapmadığın şerefsizlik kalmasın, futbolcun rakip takım futbolcusunu stadyum otoparkında dövmeye kalksın (Aurelio-Ricardinho olayı) sustalı bıçaklar sümenaltı edilip hokus pokusla yok edilsin, devre arası stadyumda tecavüz müzikleri çalınsın, defalarca organize şekilde küfürler edilsin. Bütün bunların üzerine bir de çıkıp konuşma utanmazlığını göster.
Son fotoğrafta tribündeki pankartı okuyabildiniz mi? "Köpek diyen çingene susacak Fenerbahçe Cimbom'u Kadıköy'de asacak" Köpekler istedi diye atlar ölmez diyen Lucescu'ya yönelik bu pankart. Rezilliğin daniskası, ama bunlarda yüz yok tabi.
Eden bulur bilader, rakı şişesi atmışız onu söylüyorlar.
Dinsizin hakkından imansız gelir. Az bile yapmışız. Daha iyilerini organize etmek lazım.
Kim demiş bunu :
Lionheart
. Ne zaman demiş :
Cumartesi, Mart 24, 2012
0
Yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Kategoriler :
Bal,
Fenerbahçe,
Pekmez,
Türkiye'den,
Şerbet
21 Mart 2012
Şerefsizlik meziyet olmuş.
Utanacaklarına, yerin dibine gireceklerine pişkinliğin kitabını yazıyorlar. Sırtına sıva parçası geldi diye yerlerde yuvarlanan Otto Bariç'i hatırladınız mı?
Senelerdir Kadıköy'deki her Galatasaray maçında, terör estiriyorlar. Mondragon'a atılan ses bombası, Hasan Şaş'ın ensesinde patlayan yumurtalar, tribünlerdeki sidik torbaları, Eric Gerets'in alnının yarılması, son olarak Fatih Terim ve Hasan Şaş'ın alnının yarılması. Öyle utanmazlar ki, Hasan Şaş kulübeye yumruk atıp elini kanatmış, o kanı da alnına sürmüş diye haber çıkartıyorlar. Durum öyle bir hal aldı artık haklılığımızı ispat etmek için biz çıkıyoruz televizyonlara derdimizi anlatmaya.
Özür dileyecekleri yerde, zeytinyağı gibi üste çıkıyorlar. Pişkinliğin kitabını yazıyorlar.
Sikerler sizin gibi ezeli rakibi. Utanmaz sürüsü. Heriflerin yerine ben utanıyorum. Düşünme yetilerini kaybettiler iyice. Tek dayanakları Kadıköy'deki galibiyetti 2 senedir onu da başaramıyorlar, iyice sıyırdılar.
Ben edecek söz bulamıyorum artık.
Senin kale direği gibi 7 ceddini sikeyim. O top girecekti o kaleye...
Senelerdir Kadıköy'deki her Galatasaray maçında, terör estiriyorlar. Mondragon'a atılan ses bombası, Hasan Şaş'ın ensesinde patlayan yumurtalar, tribünlerdeki sidik torbaları, Eric Gerets'in alnının yarılması, son olarak Fatih Terim ve Hasan Şaş'ın alnının yarılması. Öyle utanmazlar ki, Hasan Şaş kulübeye yumruk atıp elini kanatmış, o kanı da alnına sürmüş diye haber çıkartıyorlar. Durum öyle bir hal aldı artık haklılığımızı ispat etmek için biz çıkıyoruz televizyonlara derdimizi anlatmaya.
Özür dileyecekleri yerde, zeytinyağı gibi üste çıkıyorlar. Pişkinliğin kitabını yazıyorlar.
Sikerler sizin gibi ezeli rakibi. Utanmaz sürüsü. Heriflerin yerine ben utanıyorum. Düşünme yetilerini kaybettiler iyice. Tek dayanakları Kadıköy'deki galibiyetti 2 senedir onu da başaramıyorlar, iyice sıyırdılar.
Ben edecek söz bulamıyorum artık.
***
Kim demiş bunu :
Lionheart
. Ne zaman demiş :
Çarşamba, Mart 21, 2012
2
Yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Kategoriler :
Bal,
Fenerbahçe,
Pekmez,
Türkiye'den,
Şerbet
19 Mart 2012
Sakin ol şampiyon.
Oğlum ordan Ali Bey'e bi maden suyu çekin. Hesabı da benim adisyona yazın...
Hep o üst direğin suçu bunlar.
Kim demiş bunu :
Lionheart
. Ne zaman demiş :
Pazartesi, Mart 19, 2012
0
Yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
Kategoriler :
Bal,
Fenerbahçe,
Pekmez,
Türkiye'den,
Üst Direk,
Şerbet
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)































